Erzurum’da gezilecek yerler? Erzurum Ulu Cami ne zaman yapılmıştır? Yakudiye Medresesi nerede? Yakudiye Medresesi ne zaman yapılmıştır? Erzurum Çifte Minareli Medrese ne zaman yapılmıştır?

ERZURUM ULU CAMİİ (1179)

Erzurum Ulu Cami

Ne zaman yapıldı? Neden Erzurum Ulu Cami deniyor? Aynı zamanda neden Atabek Cami diye de anılıyor

Erzurum’un en eski camilerindendir. Saltuklu emirlerinden Masurüddün Muhammed tarafından 1179 yılında yaptırılmıştır. Herhangi bir kayıt olmadığından mimarının kim olduğu bilinmemektedir. Büyük cami olması nedeniyle Ulucami, Saltuklular’a Atabek denilmesi sebebiyle de Atabey Cami de denilmektedir.

Sekiz yüzyıl boyunca geçirdiği restorasyonlarla yapı asıl mimari şeklini büyük ölçüde kaybetmiştir. Eskiden toprak olan dam 1964 yılında Vakıflar’ın yaptırdığı restorasyonla komple çinko olarak değiştirilmiş, son onarımlarda kubbe de dıştan çokgenli kesme taş tambur üzerine çinko ile örtülmüştür. Cami Osmanlı döneminde 5 kez onarım görmüştür. Savaş yıllarında askeri amaçla kullanılmıştır. Işıklığı olan ulu cami planlarında avlu olmamasından yola çıkarak bu caminin de orijinal planında avlu olmadığını söyleyebiliriz.

Erzurum Ulu Cami Planı

Erzurum Ulu Cami Planı

Anadolu Selçuklu ulu camilerinin tüm özelliklerini yansıtır. Enlemesine plan tipiyle yedi neftten oluşan cami, dıştan dışa 54X41m. boyutlarıyla dikdörtgen planlıdır. Doğuda 2, kuzeyde 3 kapısı vardır. Kesme taş kaplama minare kuzeybatı köşesinde yer alır. Ana cephedeki kapıyı profilli bir silme çerçeveler.

Geniş olan orta nef önünde hafif sivri kemerler üzerine oturan bir ahşap kubbe bulunmaktadır. Üst üste yerleştirilmiş kalaslardan oluşan bu kubbeye halk tarafından ‘kırlangıç’ denir. Kubbenin oturduğu ‘L’ biçimli iki ayakla birlikte yapının çatısını sivri kemerlerle birbirine bağlanan 28 ayak taşımaktadır. Orta nefte kubbenin önünde mukarnaslı iki ayna bulunmakta, kubbenin küçük pencereleri ve bu tonozların ışıkları orta nefi aydınlatmaktadır. Yapının diğer bölümleri beşik tonozla örtülmüştür. İç bölüm, cephelerdeki değişik sayıdaki yüksekte yer alan küçük pencerelerle aydınlatılmaya çalışılmıştır.

İç süsleme bakımından mukarnaslı ikinci aynalı tonozla mihrap dikkati çeker. Mihrap, kıble duvarında içe doğru kademeli olarak derinleşen dört silmeden meydana gelmiştir ve sivri bir kemerin içinde yer alır.  İçe doğru kademeli olarak derinleşen 3 bordür ile sarılmış ve üç sıra mukarnaslı, 5 kenarlı bir niştir. Doğudan ve batıdan, ikinci neflerin sonunda farklı tiplerde nişler vardır. Batıdaki üstü mukarnaslı, doğudaki ise üstü yuvarlak kemerli ve beş kenarlıdır.

YAKUTİYE MEDRESESİ (1310)

Taç kapı’da bulunan kitabeye göre, İlhanlı hükümdarı Sultan Olcaytu zamanında Gazan Han ve Bolugan Hatun adına 1310 yılında yaptırılmıştır.

Türkler’in Anadolu’ya gelişlerinden hemen sonra başlayan, Anadolu’yu değişik amaçlı mimari eserlerle donatma çabası bütün tarihi olaylara rağmen devam etmiş ve Selçuklu Dönemi geleneksel mimari tarzı Yakutiye Medresesi’nde de sürdürülerek anıtsal bir yapı ortaya çıkarılmıştır.

4 eyvanlı kapalı avlulu medreseler grubuna giren Yakutiye Medresesi’nin en önemli özelliği; Anadolu’daki kapalı avlulu medreselerin en büyüğü ve son örneklerinden biri olmasıdır.

Eyvanlar arasında hücreler yer almaktadır.Batı eyvanı değişik tarzda ele alınarak iki katlı inşa edilmiştir. Güney eyvanı mescit olarak planlanmış ve bu eyvanın her iki duvarına mermer vakfiye kitabesi yerleştirilmiştir. Orta avlunun üzeri mukarnaslı bir kubbeyle, diğer kısımlar ise sivri kemerli beşik tonozlarla örtülüdür. Doğu eyvanının bitiminde içinde mezar olmayan kümbet yer almaktadır. 

Cephede yer alan bitkisel, geometrik motifler ve sembolik tasvirlerde denge ve simetriye önem verilmiştir.

Taç kapının yan yüzlerindeki silme kemerle çevrili nişler içinde sembolik pars ve kartal motifleri bulunmaktadır. Ajurlu bir küreden çıkan hurma yaprakları şeklindeki hayat ağacının altında iki pars üzerindeki kartal figürleri Selçuklu döneminde dini inançların anlatımını da içeren ve bazı farklılıklarla değişik yapılarda sık sık karşımıza çıkan bir semboldür.

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE (13. YY SONLARI)

Erzurum Çifte Minareli Medrese

Kitabesi olmadığından kesin yapılış tarihi bilinmemektedir. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın kızı Hundi Hatun veya İlhanlı hanedanlarından Hatun tarafından yaptırılmış olabileceği düşüncesiyle adına Hatuniye Medresesi de denilmektedir. 13. yy’ın sonlarında yaptırıldığı kabul edilmektedir. IV. Murat’ın emri ile bir süre ‘Tophane’ olarak daha sonra da kışla olarak kullanılmıştır. 1942-1967 yılları arasında Erzurum Müzesi olarak kullanılan medrese günümüzde çay bahçesi ve resim sergi salonu olarak kullanılmaktadır.

Medrese yaklaşık 35X46 m. boyutlarındadır. İki katlı, dört eyvanlı ve açık avlulu medreseler grubundadır. Zemin katta 19, 1. katta ise 18 oda bulunmaktadır. Avlu 26X10 m. ölçülerinde dört yönden revakla çevrili olup, girişin batısındaki kare mekanın önceden mescit olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Zemin katın revakları kalın sütunlar üzerine oturmaktadır. Sütunların çoğu silindirik, dördü sekizgen gövdeye sahiptir. Odalar beşik tonozla örtülüdür.

Medresenin bezemesinde kullanılan geometrik motifler, Selçuklu taş süslemesindeki örneklerdir. Bezemenin ağırlık unsuru bitkisel öğelerdir. Palmet ve Rumi motifler en çok kullanılanlardır ve her ikisi de birbiriyle uyum içindedir.

Çifte Minareli Medrese’nin en önemli yanlarından biri figürlü süslemesidir. Taç kapıda, her yüzünde süslemelerle kuşatılmış, dört adet pano bulunmaktadır. Panoda palmiye(hayat ağacı), iki başlı kartal ve altta iki ejder figürü yer alır. 

Güney eyvanın dış duvarlarına bitişik inşa edilen 2 katlı Kümbetin gövdesi 12 köşelidir. Kümbetin üstü dıştan külah, içten kubbe ile örtülüdür. Saçağı süsleme şeritler ve silmelerle bezenmiştir. 4 kollu bir düzenlemeye sahip cenazelik kısmı çapraz tonozla örtülüdür. Kümbetin iç malzemesi mermerdir. Süslemeleri oymadır ve bitkisel öğelerden oluşmaktadır.

Bu sayfayı değerlendir!
[Total: 1 Average: 5]
Kategoriler: